Hz. Muhammed (S.A.V)

Gaybın son habercisi…

Klipler

Yağmur Şiiri – Nurullah Genç / D. Ali Erzincanlı

26 Eylül 2007 by admin in Klipler, Videolar with 76 Comments

Şiir : Nurullah Genç
Okuyan : D. Ali Erzincanlı


Vareden’in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat

Yıllardır boz bulanık suları yudumladım
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

Hasretin alev alev içime bir an düştü
Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü

İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi’nin
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla
Evlerin anasına dikilir yeşil bayrak
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak

Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım
Heyula, bir ağ gibi ördü rüyalarımı
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım

Yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü
Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
Her sayfada talihsiz binlerce kurban düştü

Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına
Yayılır o en büyük muştu, pazartesinden
Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin

Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamış mazide
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım

Sensiz kaldırımlara nice güzel can düştü
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü

Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar
Mutluluk nağmeleri işitirler Hıra’dan
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri
Paramparça, ateşler şahının hayalleri

Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım
O mücella çehreni izleseydim ebedi
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü
Katil sinekler deldi hicabın perdesini
İstiklal boşluğuna arılar nadan düştü

Dolaşan ben olsaydım Save’nin damarında
Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü
On asırlık ocağın savururdum külünü

Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım

Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü

Badiye yaylasında koklasaydım izini
Kefenimi biçseydi Ebva’da esen rüzgar
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini
Ne kaderi suçlamak kalırdı, ne intihar
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya

Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu
Bahira’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım

Haritanın en beyaz noktasına kan düştü
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi
Hakların temeline sanki bir volkan düştü

Firakınla kavrulur çölde kum taneleri
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir
Erdemin, bereketin doldurur haneleri
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların

Devlerin esrarını aynalara sorsaydım
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım

Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü
Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü

Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir
Yıldırımlar parçalar çirkefin gölgesini
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından

Madeni arzuların ardında seyre daldım
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım

Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali

Hazindir ki, dertleri aşmaya umman düştü
Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur
Sensiz doğrular eğri, beyaz bile karadır
Sesini duymayanlar girdabında boğulur
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin

Saatlerin ardında hep kendimi aradım
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım

Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
Sensiz, kıtalar boyu uzayan vatan düştü
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü

Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
Sümeyra’yı arıyor her damlada bir saray
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
Mekanın fırçasında solmayan resim senin

Yağmur, bir gün elimi ellerinde bulsaydım
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü

Islaklığı sanadır ahımın, efganımın
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
Nazarın ok misali karanlıkları deler
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin

Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü

Nefesinle yeniden çizilecek desenler
Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
Anneler çocuklara hep seni içirecek
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
Sana mü’mindir sema; sana muhtaçtır zemin

Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

Kardeşler arasına heyhat, su-i zan düştü
Zedelendi sağduyu; körleşen iz’an düştü
Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
Bahira’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

76 Comments

  1. meltem kayıkçı16 Mart 2009 at 11:13

    Senin şiirin olur da biz okumazmıyız.Sen yaz biz ölene kadar okuruz.Başarılarının devamını bekliyorum.Daha bir sürü şiirini okumak istiyorum…

  2. sultan muculu18 Mart 2009 at 18:45

    slm arkadaşlar
    bu siir coooooooooook güzel cok begendim

  3. tuğçe18 Mart 2009 at 18:49

    allah hepinizden razı olsun peygamberimiz adına yazılmıs cok güzel bi siir bu…buradan bütün müslümanlara
    allahın selamı olsun…

  4. damla18 Mart 2009 at 19:00

    slm cooooooooooooooooooooook güzel bi siir

  5. dogukan20 Mart 2009 at 13:07

    yagmur hz.muhammed e benzetmiş çok guzel

  6. merve tekin21 Mart 2009 at 16:39

    yaaa çok güsel de keşke yaşaya bilsek hakkıyla bayılıyorum zaten tamamen koptum allah razı olsun okuyanada yazana da yayımlayanada selamlar…

  7. Deniz ARSLAN13 Nisan 2009 at 18:18

    bence peygamber efendimizi çok güzel bir biçimde anlatmış ve tanımlamış

  8. kani poyrazlı16 Nisan 2009 at 08:02

    ilhamın doruklarında yazılmış

  9. mehmet bilir22 Nisan 2009 at 19:54

    sıır super begendım AMA HOCA ODEV VERDI BU SIIRI BEN NASIL EZBELIM :=(

  10. efendinin kölesii30 Nisan 2009 at 17:24

    İnsan büyüklüğü hangi ölçüyle ölçülürse ölçülsün acaba ondan daha büyük bir insan bulunurmu?.Senin asrında yaşayamadığımdan dolayı çok üzgünüm Ey efendim. Kur’an Allah’ın kitabıdır. İnsanlık senin gibi bir kabiliyeti bir bir defa görmüş bir daha göremeyecektir.

  11. adem akduman15 Mayıs 2009 at 21:16

    Bu şiir bir şaheser. Nurullah Genç’in kalbinden gelen kıvılcımın ateş almış hali. Gerçekleri su yüzüne çıka-
    ran bir feryad u figan.

  12. abdullah can28 Mayıs 2009 at 14:14

    düşünceleri hislere,hisleride kelimelere dökme budur… allah razı olsun… bizede nasip ey allahım kurak çöllere yağmurdan nasiplenmeyi

  13. yahya çelik25 Ağustos 2009 at 09:44

    Peygamberimizin sevgisine bu kadar çok fazla ihtiyacımız olduğu bir dönemde yaşıyorken bu şiir gerçekten bu manada çok mükemmel yazılmış.

  14. tolga KIRMIZI25 Kasım 2009 at 14:52

    muhteşem bir şiir. muhteşem bir benzetme

  15. VATAN GÜVEN17 Mart 2010 at 14:24

    bu şiiri dinlerken hakikaten başka alemlere göçüyorom.NEMBER ONE

  16. Fatmanur doruk08 Nisan 2010 at 10:05

    mevlam sizlerden razı bizde sizlerden razıyız inşaallah. bu siteye girip gerek yorum yapan kardeşlerim gerekse beğenen kardeşlerimden cenabı hak razı olsun. yüce mevlam rasulullahın sancagı altında gölgelenmeyi cümlemize nasip eylesin inşaallah. inanın çok mutlu ve mesrur oluyorum imanı tam gençleri gördükçe. asrı saadet bitmedi hala devam ediyor mevlama sonsuz hamdolsun.

  17. yusuf çirci12 Haziran 2010 at 12:09

    hayranım ben ya bu şiire.Kolay mı 10 yılda yazılmış bi şiir şiir .yazan mükemmel okuyan mükemmel.Eminim bunu dinleyen
    eyenlerde mükemmeldir.

  18. güllerin efendisine aşık31 Ağustos 2010 at 14:40

    şiiri kim yazarsa yazsın kim seslendirirse seslendirsin şiir efendime yazılmış güzel ve gül kokulu olmzmı eyyy efendim senin zamanında yaşamdım bu ahir zamanda günah çukuruna düşmekten nefsimle cihaddayım benide sevip gell ümmetim dermisin

  19. mevlüt dikmen09 Eylül 2010 at 08:24

    çok güzel bir şiir bu şiiri okuyon ali abimizde çok selamlar

  20. sabahattin başak26 Eylül 2010 at 11:53

    alahum seli ala seyidine muhamedd

  21. yunus ölmez05 Kasım 2010 at 10:21

    asrı saadeti haırladım…

  22. damla karaman28 Aralık 2010 at 19:01

    süper yaaaaaaaa arkiler süperrrr arliler

  23. muhammet13 Şubat 2011 at 19:28

    ya bu şiirin farklı bir müzük fonunda söyleneni vardı çok hoştu heralde ilk çıkandı nerde yok bulamıyorum en güzeli oydu yaa

  24. elif azize ismet oglu21 Şubat 2011 at 19:14

    yazar cok güzel yasmış bukadarmı güzel bukadarmı duygulu olur böyle bir şiir beygamber evendimizi anlatan biir şiir yazarın elerine saglık

  25. feyza güler22 Aralık 2011 at 12:47

    peygamberimiz s.a.v yazılan en güzel şiir olsa gerek süper bir şir herkese tavsiye ederimmmmm

  26. fatma kaya30 Nisan 2012 at 12:31

    bence cok güzel şiirde güzel yazanda aynı ben vallah

Leave a reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*